yüzyılın buluşu

teknolojinin dur durak bilmez bi şekilde ilerlediği şu asırda yüzyılın en büyük buluşu bir salatalık soyacağından başka birşey değil. kimimiz havuç soyacağı demeyi yeğliyor ona kimimiz sebze soyacağı… ne soyarsa soysun. its the best! <3
bugün bunu paylaştım sizlerle. ho ho ho hooo!

salatalık soyacağı
ne kadar da güzel farklı renk ve şekilleri var <3 :

acacak soyacak 300x229 yüzyılın buluşu

dinle: hey there delilah!-plain white t’s

delilah
Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Hey there Delilah,
What’s it like in New York City?
I’m a thousand miles away,
But girl tonight you look so pretty,
Yes you do,
Times Square can’t shine as bright as you,
I swear it’s true.

Hey there Delilah,
Don’t you worry about the distance,
I’m right there if you get lonely,
Give this song another listen,
Close your eyes,
Listen to my voice it’s my disguise,
I’m by your side.

Oh it’s what you do to me…
What you do to me.

Hey there Delilah,
I know times are getting hard,
But just believe me girl, someday
I’ll pay the bills with this guitar,
We’ll have it good,
We’ll have the life we knew we would,
My word is good.

Hey there Delilah,
I’ve got so much left to say,
If every simple song I wrote to you,
Would take your breath away,
I’d write it all,
Even more in love with me you’d fall,
We’d have it all.

Oh it’s what you do to me…

A thousand miles seems pretty far,
But they’ve got planes and trains and cars,
I’d walk to you if I had no other way
Our friends would all make fun of us,
And we’ll just laugh along because,
We know that none of them have felt this way,
Delilah I can promise you,
That by the time that we get through,
The world will never ever be the same,
And you’re to blame.

Hey there Delilah you be good,
And don’t you miss me,
Two more years and you’ll be done with school,
And I’ll be making history,
Like I do, You’ll know it’s all because of you,
We can do whatever we want to,
Hey there Delilah here’s to you,
This one’s for you.

Oh it’s what you do to me….
What you do to me.

dinle: haligh,haligh,a lie,haligh-bright eyes

haligh emo 183x300 dinle: haligh,haligh,a lie,haligh bright eyes

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

The phone…slips from a
Loose…grip
Words were missed
Then some apology

I didn’t wanna tell you this
No, it’s just some guy
She’s been hanging out with
I don’t know, the past couple weeks, I guess

Well, Thank you and hang up the phone
Let the funeral start, hear the casket close
Let’s pin split-black ribbon
To your overcoat

The laughter pours from under doors in this house
I don’t understand that sound no more
Seems artificial
Like a T.V. set

Well, Haligh, Haligh, a lie, Haligh
This weight, it must be satisfied
You offer only one reply
You know not what you do

As you tear and tear your hair from roots
Of that same head you have twice removed
Now a lock of hair you said would prove
Our love would never die, well, hahaha

I remember everything
The words we spoke on freezing South…Street
All those mornings watching you
Get ready for school

You combed your hair inside that mirror
The one you painted blue and glued with jewelry tears
Somethin’ ’bout those bright colors
Would always make you feel better

But now we speak with ruined tongues
And the words we say aren’t meant for anyone
It’s just a mumbled sentence to a
A passing acquaintance, but there was once you

You said you hate my suffering, and you understood
And you’d take care of me
You’d always be there
Well, where are you now?

Haligh, Haligh, a lie, Haligh
The plans were never finalized
But left to hang like yarn and twine
Dangling before my eyes

As you tear and tear your hair from roots
From that same head you have twice removed
Now, a lock of hair you said would prove
Our love would never die

And I sing and sing of awful things
The pleasure that my sadness brings
As my fingers press onto the strings
Yet another clumsy chord

Haligh, Haligh, an awful lie
This weight would now be satisfied
I’m gonna give ya only one reply
I know not who I am

But I talk…in the mirror
To the stranger that appears
Our conversations are circles
Always one sided, nothing is clear

Except we keep…comin’ back
To this meaning that I lack
He says, “The choices were given and now
You must live them or just not live…but do you want that?”

haligh by lorelix04 300x200 dinle: haligh,haligh,a lie,haligh bright eyes

bir kadın çiçek koparacak olursa ölmek zorundadır

Bir zamanlar, bir manolya ağacına aşık küçük bir kız varmış. Manolya ağacı bahçenin ortasında duruyormuş. Bu bahçeye bakan yapının en üst katında oturan küçük kız, pencereden sarkar, saatlerce, günlerce bakar dururmuş ağaca. Küçük kız pek minikmiş. Pencereden sarkıp ağaca bakabilmek için bir iskemle üstüne çıkarmış. Anası onu orada yakaladıkça, ”Aman Allah’ım düşecek! Çocuk pencereden düşecek!” diye bağırırmış. Manolya ağacı çok büyükmüş; kocaman dalları, kocaman yaprakları, temiz mendilleri andıran ve çok yüksekte oldukları için kimsenin koparamadığı kocaman ak çiçekleri varmış. Günler boyunca kız bakarken bu çiçeklerin tomurcuklanıp açtığını, derken sarardığını,solup yere düştüğünü görürmüş. Küçük kız birinin gelip de çiçeklerden birini daha solmadan koparacağını düşlemiş her gün. Sabah akşam pencere başından ayrılmayışı bunu beklediğindenmiş. Çevresinde hiç başka ev yokmuş, yanlızca bahçenin bir yanında yüksek bir duvar; duvar terasa dönüşüyormuş, terasa kurusun diye çamaşır asarlarmış. Çamaşırların rüzgarda uçuşmasından kuruyup kurumadıkları anlaşılırmış. Derken bir kadın gelir, hepsini toplayıp bir sepete doldurur, götürürmüş. Ama birgün, kadın geldiğinde çamaşırları toplamaya başlayacağına manolya ağacına bakmaya koyulmuş. Sanki bir çiçek koparıp koparamayacağını çıkarmaya çalışıyormuş. Orada uzun süre durup ağaca bakmış, çamaşırlar rüzgarda uçuşurken. Derken bir adam gelmiş, sarılmış ona. Kadın da adama sarılmış, çok geçmeden yere yuvarlanmışlar, orada soluk soluğa didişerek uzun süre yatmışlar, sonunda da uykuya dalmışlar. Küçük kız şaşırmış; manolyaya bakacaklarına, bir çiçek koparmaya çalışacaklarına neden uyuduklarını anlayamıyormuş. Sabırla uyanmalarını beklemeye koyulmuş. Birden başka bir adam çıkmış ortaya, çok kızgınmış. Hiçbir şey dememiş ama çok kızgın olduğu apaçıkmış, çünkü hemen onlara saldırmış. Önce erkeğe saldırmış, ama o fırladığı gibi kaçıp gitmiş. Bunun üzerine kızgın adam kadına dönmüş; kadın asılı çamaşırların arasında koşmaya başlamış,adam da peşinden.Kadın kaçmış, o kovalamış, sonunda da yakalamış. Sanki hiç ağırlığı yokmuş gibi havaya kadırdığı gibi onu, terstan aşağı manolya ağacının üstüne atmış. Kadının manolyaya ulaşması sanki çok uzun sürmüş, sonunda büyük bir gürültüyle düşmüş dalların üstüne. Tam o anda ,son bir çabayla bir çiçeğe uzanmış kadın ve koparmış. Elinde çiçek, devinimsiz kalmış orada. Küçük kız annesine seslenmiş: ”Anne!” diye bağırmış, ”Kadını manolya ağacının üstüne attılar, bir çiçek kopardı!” Annesi koşarak gelmiş, kadının ölmüş olduğunu haykırmış. O günden sonra küçük kız bir şeye inanarak büyümüş: Bir kadın çiçek koparacak olursa ölmek zorundadır.

_Oriana Fallaci. / Doğmamış bir çocuğa mektup


bağlanmayacaksın

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak…

_can yücel.

Bad Behavior has blocked 53 access attempts in the last 7 days.